11/1/2007 - 6 TEKERLEKLİ FORMULA1
BÖLÜM - 1
Formula 1 ve yarış dünyasında hayal kurabilmek ve radikal değişiklikler yapabilecek kadar cesaretli olmak... Kimilerine göre bir Formula 1 aracını, oturmuş olduğu 4 teker konseptinden çıkarıp 6 tekerlekli bir düzene oturtmak ne hayalcilik, ne de radikal bir değişimdi. Aksine çılgınlıktı... Bazıları içinse Grand Prix dünyasının içinde umuda yolculuktu...
6 tekerlekli araçların geçmişi aslında 2’inci Dünya Savaşı dönemlerine kadar dayanmaktadır. Örneğin; aşağıda resmini görmüş olduğunuz araç 6 tekerlekli Mercedes G-4, üretilmiş olan ilk 6 tekerlekli araçlardan biridir.
 1936 Model 6 tekerlekli Mercedes –Benz Type G-4
 1939 Model 6 Tekerlekli Mercedes-Benz T80
6 tekerlekli konseptin yarış dünyasında boy göstermeye başladığı ilk dönem ise Kurtis Kraft-Offenhauser KK500G, ya da "Pat Clancy Special"ın pistler üzerinde dolaştığı 1950’li yıllar olmuştur... KK500G yarış hayatının ilk dönemlerinde Amerikan pazarında önemli bir yeri olan INDY 500 yarış serisinde asfaltları aşındırmaya başlamıştır. 50’li yılların ortasında ise INDY 500’de alınan puanların da, Formula 1 sürücüler şampiyonasında geçerli olmaya başlaması ile birlikte KK500G, resmi olarak Formula 1 şampiyonasında yarışmış olan ilk 6 tekerlekli araç olarak kayıtlara geçmiştir.
 Pat-Clancy Special
6 tekerlekli konsept üzerine tasarımlanmış ve Formula 1’de yarışmış olan en başarılı araç şüphesiz ki Tyrrell P 34’tür.. Başarısı ise bir Grand Prix kazanmak ve yaklaşık 2 sezon boyunca pistlerde kalmaktan öteye gidemese de, diğer 6 tekerleklilerin tasarımlanıp hiç yarışamadıkları düşünülürse P34, 6 tekerleklilerin en iyisi olarak tarihe geçmiştir.
 Tyrrell P34
Tyrrell dışında 6 tekerlekli konsept heyecanının peşinden koşanlar arasında kimler yok ki... Ferrari, Williams ve March. Ancak Tyrrell dışında hiç bir takım üretmiş olduğu 6 tekerlekli konsept ile gerçek bir Formula 1 yarışına katılamamıştır. Tyrrell ise tam aksine bir sezon boyunca 6 tekerlekli bir araçla yarışmış ve hatta 1 yarış birinciliği almıştır...
İsterseniz Tyrrell'ın bu müthiş 6 tekerlekli konsepti, Tyyrell P34’den başlayarak, diğer konseptlere (Ferrari 312T6, March 2-4-0 , Williams FW07E) ve hikayelerine kısaca bir göz atalım.
Tyrrell P34
Formula 1 tarihinin yarış kazanabilmeyi başarabilmiş en iyi 6 tekerlekli aracı.
Gelin hep beraber Tyrrell P 34 ün doğuşuna , gelişimine , detaylarına ve her şeyin doğasında olan zirvenin ardından girilen kaçınılmaz kayboluşun tüm hikayesine ve 6 tekerlekli araçların dünyasında uyandırdığı heyecanına bir göz atalım.
 Tyrrell P34
Derek Gardner; 1968 yılında Lotusun T56 4 çeker gaz türbinli aracının üzerinde çalışan tasarımcılardan biri olan Derk Gardner ertesi yıl kendisini gaz türbinli 4 çeker başka bir araçta çalışırken bulmuştu . Matra takımının geliştirmeye çalıştığı ancak denge ve gaz tepki gecikme sorunu ile karşı karşıya kaldığı bu 4 çeker gaz türbünlü araç için Gardner’ın önerisi ön tarafta 4 teker kullanarak ön deki yükün dağıtılması idi.
Gardner projesini detaylandırarak Andy Granettelli' ye açmış ancak tatminkar bir cevap alamamıştı , hemen sonraki aşamada ise USAC (INDY Racing'i yöneten kurum) tarafından gaz türbini kullanımı yasaklanınca proje o dönem için tamamen rafa kalktı.
Bir kaç yıl sonra 1970'te Derek Gardner şef dizaynır olarak Elf Tyrrell Racing'de çalışmaya başladı.Tyrrell o yıllarda Cosworth DFV motoru kullanıyordu, lastik sağlayıcısı ise o yılların tek lastik sağlayıcısı olan Goodyear’dı.
Derek Gardner ; hemen hemen tüm takımların Cosworth DFV motoru kullandığı dönemlerde kendi araçlarını öne çıkaracağını düşündüğü ekstrem bir fikir olan 6 tekerlekli bir Formula 1 aracı yapılmasını ortaya atıyordu. Esas hedefi ekstradan bir 50 hp daha fazla kazanmak ve daha iyi bir aerodinami oturtabilmekti.
Derek gerekli çalışmaları ve araştırmaları kendi basına bir gizlilik içinde yürüttükten sonra bu fikrini 1974 Ağustos’unda Ken Tyrrell'a açtı.
Konseptin ön tarafında 10 inçlik 4 teker arka tarafında ise normal boyuttaki 2 teker kullanılacaktı. Bu teori tekerleklerin araç üzerindeki (lift) kaldırma etkisini azaltacak şekilde geliştirilmişti. Normal 4 tekerlekli araçların maruz kaldığı kaldırma etkisi yüzünden ön kanatlara binen yük aşırı derecede arttığı için kullanılan parça sayısı ve ön kanattaki denge aerodinamisi karmaşıklaşıyordu. 6 tekerlekli sistem lift'i kaldırmayı azaltacak ve bu sayede büyük ve karmaşık ön kanat konstrüksiyonlarından kaçınılmış olacaktı.
 Tyrell P34 – Derek Gardner ‘ın P34 Projesi Serbest El Çizimi
Açıkçası Ken Tyrrell Derek Gardner’ın bu projesini gördüğünde sok olmuştu ve ne diyeceğini şaşırmıştı. Süre gelen zaman içerisinde Derek ile birlikte proje üzerinde uzun tartışmalar yaptıktan sonra bir nihai olarak bir prototipin yapılmasına karar verdiler.
Tyrrell takımı , aracın kendisi çok ekstrem bir tasarım olduğu için isimininde özel olmasını gerektiğini düşünmüşlerdi ,Tyrrell normalde araçlarını "Tyrrell 000" kodlaması ile kodluyordu ancak bu araca P34 adi verildi.
"Project 34 " yani Tyrrell P34 böylece sahneye çıkmak için ilk adımlarını atmıştı.
PROJE 34'ÜN DOĞUŞU
P34 ün ilk prototipi reelde bir Tyrrell 007 ile çok benzerdi 007'nin ön tarafı biraz değiştirilmiş ve kokpit yeniden tasarımlanmıştı. Goodyear’ın 10" lik lastik üretimini onaylaması ile birlikte Ekim 1975'te ilk P34 prototipi üretildi.
Bu aşamada proje dışında olan kimsenin P34 ten haberi yoktu. Ken Tyrrell P34'ü 22 ekim 1975 te Heathrow Hilton otelinde yapacağı bir lansman ile tanıtmayı düşünüyordu.
Ken arkadaşı olan ünlü bir motor sporları yazarı , Denis Jenkinson’ında tanıtıma katılmasını istemişti. Ancak Jenkinson'in isleri dolayısıyla planlanan lansmandan önce özel olarak Jenkinsona P34'ü göstermek kimseye bahsetmemek koşulu ile evine davet etti.
 P34 ün Jenkinson Tarafından Çekilen İlk Fotoğrafı (Ken Tyrrell ın Bahçesi)
Denis ile Ken evdeki kahve sohbetinden sonra ; Ken Tyrrell , Denis'i evinin bahçesine çıkardı ve P34'ü ilk olarak Denis Jenkinson'a gösterdi.
Denis Jenkinson ünlü bir motor sporları yazarı olarak her konu üzerinde her zaman söyleyecek bir şeyler bulurdu, ancak 6 tekerlekli P34ü gördüğü anda kelimeler Jenkinson'in boğazına tıkanmış ve bu sıra dışı tasarım hakkında ne söyleyeceğini şaşırmıştı.
P34 ün resmi tanıtım gününde de ayni olayların tekrarlandığını yanlış olmaz.
Tanıtım yapıldığı alanın tümü Motor sporları Dünyasının ünlü yazarları ile dolu idi ve P34 ile karsılaştıklarında hepsinin kafasında ayni soru vardı; acaba P34 tasarımı ise yaramaz bir tasarımmıydı yoksa Formula 1 de yeni bir devrim miydi ? Frank Williams'ta o gün toplantıya katılmış ve gördükleri karşısında şaşkınlığını susarak göstermişti.
Tanıtımdan sonra insanlar bu aracın potansiyeli hakkında konuşmaya devam ediyor ve herkes kendince teoriler üretiyordu.Fakat Tyrrell takımından kimse testler hakkında konuşmuyordu.
 Ken Tyrrell (Solda ) , Derek Gardner (Sağda ),Patrick Depailler (Kokpitte) – 1975 Test
P34 ün ilk testleri gerçektende kötü idi, aracın arka tarafında 005 ten gelen temel yapının kullanılmış olması ve ön bu temele P34 ün ön tarafının adapte edilmesi , aerodinamik olarak dengenin sağlanmasını zorlaştırıyordu. Bu sorunu çözmek ise epey zaman alacağa benziyordu. Tyrrell 'in önünde çözülmesi gereken bir sürü problem vardı, Tyrrell takımı kış sezonu boyunca bu problemlerin üzerinde çalışmış ve P34 ü yarışmaya hazır hale getirmişti.
Derek Gardner’ın Silverstone da ki testler esnasında not ettiği bir durum vardı , start finish düzlüğünde aracın tekerleri neredeyse jantlara yapışmış bir şekilde ilerliyor ancak herhangi bir şekilde tekerlekler herhangi basınç kaybına uğramıyordu.Ancak bu sorunun ilerleyen zaman içerisinde lastik kaplamasında sorun yaratacağını ve P34 ün erkenden emekli olmasına katkı sağlayan nedenlerden biri olacağını o günlerde kimse tahmin edemiyordu.
Ön Tekerlerin çapı 0.625 oranında arka tekerlerden küçük olduğu için ön tekerler arka tekerlerden daha hızlı dönüyorlardı. Arka tekerleğin her bir dönüsü için ön teker 1,6 kere dönmek zorundaydı bu durum ise Arka tekerin 200 km/h lik bir hızla dönüyor iken ön tekerin 320 km/h ile dönüyor olması demekti.Bu yüksek hız da ön tekerlerin yapısında çok çabuk bozulmalara sebep oluyordu. Ancak bu problemlere rağmen Tyrrell takımı proje üzerinde yavaş yavaş da olsa uğraşmaya devam ediyordu.
İlerleyen zamanlarda çıkan teknik problemlere ek olarak pilotlar tarafından aracın virajlarda konumlandırılması problemi ile karşı karşıya kalındı,yüksek kokpit ve ufak tekerler yüzünden pilotlar aracı viraj içerisinde tam olarak konumlandıramıyorlardı.
 P34 ün Kokpiti Üzerine Pilotlara Tekerlekleri Konumlandırmalarında Yardım İçin Açılmış Olan Delikler
Test aşamasında Patrik Depailler aracın tepkilerine alışmış ve her geçen gün aracı daha iyi kullanmaya başlamıştı . Fakat Jody Scheckter için ayni şeyleri söylemek mümkün değildi. Scheckter aracı sürmenin çok zor ve imkansız olduğunu düşünüyordu, bunun üzerine P34 ün üzerine o meşhur kokpit delikleri açıldı .Artık kokpitin ön tarafına her iki yanınada açılan delikler sayesinde pilotlar tekerlerin konumlarını göz ucuyla kontrol edebileceklerdi.
PROJE 34'ÜN İLK YILI
Çıkan problemler ve süre gelen gelişim aşamasının sonunda olunması dolayısıyla P34, 1976 sezonunun ilk 3 yarışına katılmamış ve yerine Tyrrell 007 yarışmıştır. Tyrrell ekibi tüm hazırlıklarını tam olarak bitirdikten sonra P34 sezonun 4.yarışı Jarama Gp İspanya’da yarışmak için hazırdı artık.
 1976 İspanya Grand Prix'si
Tyrrell'de Patrik Depailler P34'ü kullanıyordu ve sırlamalarda 3. sıradan başlamaya hak kazandı, Jody Scheckter ise ayni yarışta Tyrrell 007 ile yarışıyordu ve ancak 14. sıradan start alma hakkini elde edebilmişti. Patrik yarışın 26. turuna kadar aracı 3. sırada tutmayı başardı ancak 26.turda daha önce Silverstone da yaşanan frenlerin soğutulması probleminden kaynaklanan bir sorunla yarış dışı kaldı. Düşük konstrüksiyonlu ön profil ile yaşanan sorundan dolayı lastik bileşimi konusu gibi frenleme konusu da P34 ün daimi problemleri arasında kalmaya devam etti.
Sezonun sonraki kısmında her iki pilotta P34 ile yarışmaya başlamıştı; İsveç GP'sinde Tyrell'in P34'leri 1 ve 2'inci olarak yarışı tamamlayarak , P34'ü en parlak başarısını yaşamasını sağlamışlardır (Scheckter Birinci olmuştur).

Fakat kazanılan bu başarı, P34 tarihinin tek zafer başarısı olarak kalmıştır, son kayda değer başarısı ise Depailler in Fuji GP de yağmur altında kazandığı ikinciliktir.
Aslına bakılacak olursa P34 ün ana problemi lastiklerden kaynaklanıyordu, Goodyear 1976 da esas olarak standart arka tekerlerin üzerindeki çalışmalara yoğunlaşmıştı.P34 ün 10" lik tekerleklerinin gelişimi ise yetersiz kalmıştı.
Lastik test ünitesi Belçika’daki kurulu fabrikanın makinaları ile sinirli idi ve sadece bu özel testleri ancak geceleri yapma imkanları bulunmaktaydı.1976 sezonunun sonuna gelindiğinde ise ön tekerleklerin gelişimi arka tekerleklere nazaran 6 ay daha gerideydi.
P34 ün esaslı problemlerinden biride bahsettiğimiz gibi frenlerdi.Sene boyunca fren sorunları üzerinde çeşitli denemeler yapılmış ama kesin bir çözüme ulaşılamamış ve yapılan her şey ekstra ağırlık olarak geri dönmüştü.
P34 lü Tyrell o sene yarıştığı 2 sezonun en iyisini geçirmiştir.1976 da Jody dünya şampiyonasında 3. , Patrik ise 4.olmuştur Tyrell ise 71 puanla markalar şampiyonasında 3. olmayı başarmıştır.
 Tyrrell P34’ün Ön Teker Konseptleri
|