
Yan dikiz aynaları, aslında Formula 1 otomobilinde hiçbir özelliği olmayan tek parçadır. Amacı da çok basit ve nettir: pilotun arkasındaki gelişmeleri, kimin geldiğini, tur bindirmeleri görebilmesi ve bu arada, arka lastiklerinin aşınma ve balon yapma gibi durumunu izleyebilmesi.
Aynaların tasarımları da son derece basit olup, ne kadar büyük olacağı ve şasi üzerinde nereye monte edileceği gibi çok temel bir prensibe bağlı olarak yapılır. Ancak, Formula 1'in kurallar kitabı da bu konuda bazı parametreler koymaktadır. FIA kuralları gereği, kutunun içinde yer alan aynanın kendisinin eni 150mm, yüksekliği 50mm, derinliği 80mm ve köşe yarıçapı da 10mm olmak zorundadır. Kutu/kovan ve bağlantı mekanizmasıyla birlikte toplam ağırlığı ise 160 gramdır. Aynalar, yine FIA kurallarının öngördüğü şekilde ve pilotlar açısından en optimum işlevi verecek biçimde şasi üzerine monte edilir. Aynaların şasi üzerine montajından sonra FIA teknik heyetinin denetiminden geçer. Bu denetimde, belirli bir uzaklıkta tututan ve üzerinde belirli harflerin olduğu bir tabela tutulur ve kokpitte oturan uzman tarafından onay alınır.

Şasi üzerinde açıkta olmaları ve hız nedeniyle aşırı hava akımına uğramaları nedeniyle, aynanın tasarımında Formula 1 otomobilinin genel aerodinamik yapısı da dikkate alınmak zorundadır. McLaren Tasarım Mühendisi Steve Talbot'un yan dikiz aynalarıyla ilgili açıklaması şöyle: "Aerodinamik yönden bakıldığında, aslında şasi üzerinde üstelik 2 adet ayna konmasına karşıyız, ancak kurallar gereği zorunluyuz. Dolayısıyla bunarın nerelere konacağı ve şekillerinin nasıl tasarlanacağı konularında çok dikkatli davranırız. Bir başka önemli ayrıntı ise ayna kutularının kütlesidir. Aynaların şasi üzerinde oldukça yüksek konumda monte edilmeleri nedeniyle ağırlıkları ciddi ve öncelikli bir konudur. Otomobilin ağırlık merkezinin en az olmasında aynaların da gözönüne alınması gerekir." Sonuç olarak aynaların aerodinamik açıdan optimize edilmiş bir yapıları vardır. Bu yapı da, akışkan dinamikler teknolojisi ve rüzgar tüneli modeleriyle ortaya çıkarılmaktadır.

Hafif olması açısından aynanın kutusu/kovanı ve bağlantı mekanizması karbon elyafından, aynanın kendisi de dayanıklı ve güvenli olan "perspex"ten üretilir. Ayna şasiye sağlam ve dayanıklı bir malzeme olan titanyumdan yapılan parçalarla monte edilir. Bunun nedeni de, sık sık yerlerinden çıkarılıp tekrar takılmalarıdır. Böylesine hafif bir ünite, doğal olarak motor ve lastiklerden kaynaklanan vibrasyonlara, yüksek hızdaki şiddetli hava akımlarına ve darbelere karşı hassas olduğu için, aynanın kovan içine yerleştirilmesi sırasında vibrasyona karşı koruyucu bir madde kullanılır ve titremeler sonucu meydana gelebilecek görüntü kayıpları engellenir.
Formula 1 otomobillerinin aynaları, alışageldiğimiz modern binek otomobillerindeki gibi manuel veya elektronik olarak düzeltilemez. Aynalar otomobil garajdayken ve pşlot kokpitteyken mekanikerlerce küçük bir vidanın hareket ettirilmesiyle ayarlanır. McLaren Tasarım Mühendisi Steve Talbot bu konuya mizahla yaklaşıyor: "Yol otomobillerinde kullanılan türdeki ayna sistemleri çok ağırdır. Ayrıca pilotun pistte ayna düzelmekle geçirecek zamanı bulacağını hiç sanmam. Düşününsenize; 'yarışın son 3 turuna lider girmiş bir pilot aynasını değiştirirken geçildi' diye bir haber okusanız ne yapardınız?"

2002 sezonunda McLaren Takımı, görüş açısını genişletmek amacıyla çift traşlı özel elmas yüzeyli camdan üretilen ve binek otomobillerinin bazılarında bulunan ve hafif dış bükey/bombeli türde bir ayna yapıldı ve MP4-17'lere monte edildi. Takım halen benzer türde ayna camları kullanmaktadır.
Teknik özellikleri:
* Ağırlık: 160gr (320gr/otomobil) * Boyut: 150mm X 50mm ayna yüzeyi, derinliği 80mm * Üretildiği malzeme: Ayna yüzeyi "Perspex", ayna kutusu ve kolu "Karbon Elyafı", şasi bağlantısı ise "Titanyum" * Sezon içi maksimum: 12 set (her bir şasi için 1 set ve yedekleri)

|